Atılımcı Kişilik Geliştirme

Atılganlık, çekingenlik ve saldırganlık günümüzün sıkça kullanılan popüler kavramlarıdır. Atılgan olmak kendini ve haklarını başkalarının haklarına zarar vermeden korumak ve kendini ifade edebilmek iken, bunun tersi olan durum ise çekingenlik olarak adlandırılmaktadır. Zaman zaman atılganlık ve saldırganlık kavramları birbirleriyle karıştırılmaktadır.

Atılgan olmak saldırgan olmak demek değildir. Saldırgan davranış kendi haklarını korurken başkalarının haklarına zarar verip, ihlal edecek biçimde davranıldığında ortaya çıkmaktadır Bu konuyla ilgili diğer bir önemli kavram da özgüvendir. Özgüven kendimiz, yeteneklerimiz, ilgi ve becerilerimiz hakkında olumlu ve gerçekçi bir anlayışa sahip olmaktır. Özgüveni olan kişiler kendilerini doğru ifade edebildikleri gibi, kendi istek ve ihtiyaçlarını koruyarak, ilkelerinden ödün vermeden başka insanları dinleyebilir ve anlayabilirler.

Kimse doğuştan özgüvenli yada özgüveni eksik olarak dünyaya gelmez. Zaman içinde geçirilen örseleyici yaşam deneyimleri, toplumsal baskılar ve engellemeler, eğitim sistemlerinin özgürlükleri kısıtlayıcı yanları, kişilerarası ilişkilerde yaşanan bozgunlar özgüven zayıflığına neden olabilir. Özgüven ve benlik saygısının zayıflığı da çekingen veya saldırgan davranışlara neden olabilmektedir.

Çekingenlik ise basitçe kendini az ifade edebilme veya hiç edememe, haklarını koruma ve savunmada , kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle bilme ve kabul etmede güçlükler yaşamak olarak özetlenebilir. Saldırgan davranışların olduğu kadar çekingen davranışlarında olumsuz yanları vardır. Saldırgan kişilik özelliklerine sahip insanlar başka insanlar tarafından istenmeyebilirken; çekingen insanlarda gereksinim ve isteklerini doğru ifade edememektedirler.

Özgüven eksikliği veya çekingenlikten kaynaklanan sorunlarla ya da saldırgan davranışlara başa çıkabilmek için yapabilecek şeyler özetle şunlardır. Öncelikle, tüm insanlar gibi bizim de insan sıfatıyla saygı görme, isteklerini dile getirme, görüş sahibi olma, duygularını ifade etme, inançları olma ve bunları açıklama, değişebilme, bağımsız olma, kendini ortaya koyma, ara sıra başarısız olma, anlamıyorum yada bilmiyorum diyebilme, hata yapma, karar verebilme gibi temel bazı haklarımız olduğunun bilincinde olmak gerekmektedir. Sonrasında da gerçekçi hedefler belirlemek ve kendimiz hakkında olumlu şeyler düşünmekte yarar vardır. Her insanın güçlü ve zayıf yanları vardır. Bunları fark edip güçlü yanların üstüne gidilmesi, başarılan şeylerle gurur duymak ve kendimizi ödüllendirmek de motivasyon için önemli olacaktır.

Cesaretli olmak, yeni şeyler öğrenmeye devam etmek, olumlu yada olumsuz deneyimlerden dersler çıkarmak, her şeyin değişebileceğini fark ve kabul edip, değişimi hoş karşılamak, basit şeylerinde değerli ve önemli olduğunu anlamak, özgüven eksikliğinin yenilmesinde yardımcı olacaktır.

Böylece kendine güvenen, benlik bilinci oluşmuş, olumlu ve olumsuz yönlerinin, haklarının, bilgi ve becerilerinin farkında ,doğru iletişim kurabilen kişiler haline gelinebilir.