Ergenlik Dönemi Sorunları

Her bireyin yaşamında fiziksel ve psikolojik yönden hızlı bir değişme ve gelişim gösterdiği dönem vardır. Bu dönem kızlarda 11-12, erkeklerde ise 13-14 yaşından başlayarak 20-21 yaşma kadar devam eder. Bu döneme ergenlik çağı denir. Ergenlik çağı kişinin önceki yaşamından ve gelişiminden kopuk, yeniden bir doğuş dönemi değildir. Fakat, gelişme o kadar hızlı ve göze batacak biçimdedir ki bu durum çevreyi olduğu kadar ergeni de şaşırtır, hatta bunalıma itebilir. Ortaöğretimde öğrenciler ergenlik dönemini yaşamaktadırlar.

Bu dönemi rahat ve zarar görmeden atlatabilmek için anlayışlı anne baba ve öğretmenlere ihtiyaç vardır. Çocukluk dönemin sonuna  doğru göreceli olarak yavaşlayan bedensel büyüme ve gelişme ergenlik döneminde yeniden hızlanarak bu dönem sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır. Ergenlik dönemi çocukluk yetişkinlik arasında yer alan bir yaşam dönemidir.

Ergenlik döneminde fiziksel, zihinsel ve cinsel gelişim çok hızlıdır. Özellikle bedensel gelişmede göze çarpan değişmeler; boy uzaması, kasların gelişmesi, kol ve bacakların, özellikle el ve ayakların oransız biçimde uzaması, kıllanmak, erkek çocuklarda ses kalınlaşması, hormonal faaliyetlerinin artması, ergenlik sivilcelerinin çıkması gibidir. Ergenlik döneminde ortaya çıkan düşünce sistemi ve duygusal yapıdaki değişikliklere bağlı olarak gençler dikkatlerini kendi üstlerine öteki dönemlere oranla çok daha fazla yoğunlaştırırlar. Çevrelerindeki hemen her kesin kendilerini incelediğini sanırlar.

Ergenlik çağına has bu “ben merkezci” düşünce yapısı beraberinde ergenlik çağındaki gençlerin az yada çok hemen hepsinde gözlenen dış görünüşlerinin yeterince iyi olmadığına ilişkin kaygıyı da getirir. Boy, kilo, cilt bozuklukları onların kaygı kaynağıdır. Ergenlik döneminde, çocukluk döneminde rastlanmayan bir hızla beden yapısındaki oranlarda dış görünümde değişiklikler ortaya çıkar.

Anne-babaları, öğretmenleri kendilerine karşı uygun tutumları gösteren ergenlik çağındaki gençler kendilerinde olan değişimi kolayca kabullenirler. Ancak, gençlerin hepsi çevredeki yetişkinlerden aynı destek alma şansını sahip değildir. Beden yapısında olan değişimi ayak uydurmakta güçlük çeker. Bazıları çevreden kabul görmek için akranları arasında popüler olan modellere benzemeye çalışırlar. Gençlerin çoğu bu dönemin sonuna doğru ben merkezci düşünceden sıyrılmalarına bağlı olarak daha bağımsız daha tutarlı bir dış görünüşü benimsemeye başlarlar.

Olumlu bir benlik kavramına sahip olmada beden imajının olumlu olmasının da önemi büyüktür. Olumsuz bir beden imgesi yani gencin kendisinin güzel/yakışıklı olarak algılaması, beden benlik kavramının da olumsuzluğuna yol açmaktadır. Gençlerin dış görünüşlerini beğenmemeleri dış görünüşleri yüzünden red edilmeme korkusu ile arkadaş gruplarına katılmaktan kaçınmaları, bir süre sonra onların arkadaş grupları tarafından unutulmalarına yol açabilir. Ama genç aranmayışını, davranışına değil dış görünüşüne bağlayabilir. Temelde olumsuz beden algısından kaynaklanan “reddedilme korkusu” daha büyük sorunları doğurabilir.

Ergenlik çağı genlerin kendini tam bağımsız görmek istediği bir dönemdir. Buna bağımlılık- tam bağımsızlığa geçiş dönemi de denir. Ergen hala çocuksu özelliklere sahiptir, çocuksu davranışların hoşgörüsünden ve avantajlarından vazgeçmek istemez. Diğer yandan bedensel gelişme ile yetişkindir. Ana-babanın baskısından bir an önce kurtulmak. “Büyük olmak” isteği çok baskındır. Oysa bu dönemin bir çok yeni sorunlarının çözümünde ve diğer ilişkilerinde ana-babanın ve diğer yetişkinlerin yardımlarına ihtiyaç duyarlar. Kısa bir süre önce çocuk olan birey çocuk gibi davranınca ona yaşına uygun davranması söylenir. Büyük gibi davranmaya başlayınca da aynı uyarıyla karşılaşır. Ergen nasıl davranacağını şaşırır. Büyük yetişkin statüsü alsın mı? Çocuk kalıp, çocukluk güvenliği içinde yaşasın mı karar veremez. Anne ve babalar da çelişki içindedir, çocuklarının yine eskisi gibi kendilerine bağlı olmasını ve sözlerinden dışarı çıkmamalarını isterler.

Bu dönemde anne-babaya ve diğer yetişkinlere düşen görev; gençlerin bağımsızlıklarını kazanma eğilimlerine saygı ve anlayış göstermek, onlara yardımcı olmaktır. Gencin en hassas olduğu konu çocuk yerine konulması, kendisine hala çocuk gibi davranılmasıdır. Bunun aksini ispatlamak için genç, büyüklere özgü davranışlara yönelir. Erkeklerde sigara içme, bıyık bırakma kızlarda aşırı makyaj yapmaya ve argo sözler söylemeye özenme vb. Genç, yetişkin olduğunu ispatlamak için karşı gelme, söylenenin tersini yapma gibi veya hiç dinlememe, kabadayılık davranışları gelişir. Bu tür davranışlar cezalandırıldıkça veya azarlandıkça düzelme yerine daha da olumsuzlaşır. Gençler kasıtlı olarak yetişkinlere karşı gelir ve kafa tutarlar.

Gençlerin ergenlik döneminde cinsel konulara, yasak ve tehlikeli durumlara olan ilgileri de artar. Gençlere göre kurallar ve yasaklar yetişkinler tarafından gelişi güzel konulmuştur. Oysa bu kural ve yasakların gençler için konulmuş olmayıp toplumsal yapıyı şekillendirdiğini ve hayati değer taşıdığını genç ileride anlayacaktır. Bu dönemde dengesizlik en üst safhaya çıkmıştır, göz yaşlan yerine kahkahaya, kendine güven güvensizliğe, ilgi vurdum duymazlığa dönüşüverir. Bu dalgalanma kişiler arası ilişkilerde etkisini gösterir. Arkadaşlıklarda, mesleğe yönelmede bu görülür.

Ruhsal olgunlaşma bedensel ve cinsel gelişmeye ayak uyduramamaktadır. Duygulardaki iniş çıkışlar hep bozulan dengeyi kurmaya yöneliktir. Bu dönemde ergene bedensel ve fiziksel değişimi ile ilgili aydınlatıcı bilgi verilmeli, yaşadığı sürecin normal olduğu ve herkesin yaşadığı anlatılmalı, kendisine değer verildiği ve güvenildiğini bilmeli, yetişkin, gence gerçeği ve doğruyu göstermeli ve sorunları ile ilgilenmelidir.

Ergenlik döneminde gençlere yapılacak rehberliğik.

· Gence zamanın çok değerli olduğu ve iyi kullanılması gerektiği öğretilmelidir.

· Kendine güven artırılmalıdır.Ergene yapabileceği görevler verilerek kendisinin de başarılı olduğu gösterilebilir. Bu onu mutlu edecektir.

· Kendileri hakkında olumlu beklentiler oluşturulmalıdır. Olumlu duygular başarı için ödüllendirici olacaktır. Ergeni başarılı olmaya sevk edecektir.

· Gençlerin ilgileri doğrultusunda değişik sportif ve kültürel etkinliklere katılmalarına imkan verilmelidir.

· Sorumluluk duygusu aşılanmalıdır.

· Duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkan verilmelidir.

· Okulun, eğitimin önemi ve bu konudaki sorumlulukları hakkında bilgi verilmelidir.

· Toplumsal yasakların ve toplum kurallarının olduğunu bilmeleri ve uymaları gerektiği anlatılmalı.

· Genç içinde yaşadığı aile ve çevresi ile uyum ve işbirliği içinde olmalıdır.

Arkadaş ilişkileri

· Ergen için arkadaşları çok önemlidir.

· Arkadaşlarının kendisi için ne düşündüğü çok önemlidir.

· Bu dönemde ergenler kendi aralarında arkadaş grupları oluştururlar.

· Bu grupların kendi aralarında yazısız kuralları vardır. Kurallarına uyan kişileri gruplarına alırlar.

· Her ergen bir arkadaş grubunda olmak ister.

· Erkeklerin kurdukları gruplar daha kalabalıktır, ilişkiler yüzeyseldir.

· Kızlardan oluşan gruplar daha küçüktür, ilişkiler ise daha sıkıdır.

· Ailesi içinde geçimsizlik ve dengesizlik olan ergenlerde, bir baskı hakim ise masum arkadaş grupları yerine çeteye yönelir.

Kız-Erkek İlişkileri

· Ergenliğin ortalarına doğru, karşı cinse olan ilgi artar.

· Ergen, karşı cinsin ilgisini çekebilmek için giyim kuşamına dikkat eder.

Ergenlerin yaşadığı sorunlar, ne kadar benzermiş gibi görünse de, gelir gruplarına, eğitim düzeyine, geleneklerle olan bağlara göre değişkenlik gösteriyor. Ergenlik zor bir dönem ama çocuğuna yakın durmayı, onunla konuşmayı becerebilenler bakımından bu hassas bölümü kazasız belasız atlatmak mümkün.

AİLEYE ÖNERİLER

· Sonradan kabul edebileceğiniz şeylere baştan hayır demeyin,

· Soğukkanlı ve sakin olun, fevri davranışlardan kaçınmaya çalışın,

· Sıkıcı, öğüt veren konuşmalardan kaçının, çocuklarınızın söylediklerini anlamaya çalışın,

· İyi bir dinleyici olun, konuşulanların sır olarak kalacağı konusunda onlara güven verin

· Ailenin tahttan indirilip, arkadaşların çıkarıldığı bu dönemde, çocuklarınız sizden uzaklaşıyor gibi görünse de, gösterdiğiniz doğrular yeri geldiğinde kullanılacaktır, önemli olan sağlıklı ve güvenli kuracağınız iletişimdir.

· Bu dönemde çocuklar ne yetişkin ne de çocuk olarak gömmekte ve bu karmaşa davranışlarına da yansımaktadır. Bu karmaşaya çevreden aldıkları çelişkili mesajlarda neden olmaktadır. Siz de çocuğunuzun bu durumunu farkederek, onun yetişkin davranışlarını destekleyip, çocukça yaptığı davranışlarda ise bu çelişkiyi yaşatmadan destek olun.

· Bu dönemde ki çatışmalar, ergenin bir yandan sizin gibi olmak istemesi diğer bir yandan da bağımsızlığını sizden farklı bir birey olarak gerçekleştirme çabasıdır. Bunu hatırlayarak çatışmaların kaçınılmazlığını kabullenin.

· Çatışma-çözüm becerilerinizi gözden geçirin. Bu konuda önemli model olduğunuzu unutmayın.

· Yeteneklerini ve ilgi alanlarını tanımaya çalışan gencin, ilgilerindeki değişkenlik normaldir. Ona bu değişkenliğinde kendini tanımasına fırsat verin ve yardımcı olun.

· Gencin zihinsel yaşadığı dağınıklık ve değişkenlik, dış görünümüne ve çevresine de yansıyabilir. Sizin kurallarınızla sıklıkla çatışabilen bu durumu ancak gençle uzlaşmaya giderek çözebilirsiniz.

· Gençlerdeki olumsuz davranışlardan önce olumlu davranışları görmeye çalışarak, hem iletişimi güçlendirin hem de bu sayede olumlu davranışları pekiştirin.

· Bu donemde yaşayacağınız aşırı baskıların ve cezalandırmaların genci arkadaş grubuna iteceğini unutmayın. Bu nedenle yapıcı eleştiriler kullanın.

· Problemlerinizi “kapı aralığında” çözmeye kalkışmayın. Problemleri çözmek için yer ve zaman ayırın, Problemi doğru tanımlayın.

· Çocuklarınızın kendi sorumluluklarını üzerinize almayın. Unutmayın sorumluluklarını ne kadar önce üstlenirse o derece de sorumlu bireyler yetiştirebilirsiniz.

· Kuralların öğretilmesi ve uygulanmasında tutarlı, açık ve kararlı tutumunuz en önemli faktörlerdir.

· Olumlu ve olumsuz duyguları ifade etmesine yüreklendirin. Çocukluktan ergenliğe geçişte “gençlerle iletişim kurmak” büyük önem kazanır.

Anne-babalar ve öğretmenlerin, gençlerin gelişmesine ve yetişmesine katkıda bulunabilmeleri için iletişim becerilerini yeniden gözden geçirmeleri ve geliştirmelerinde yarar vardır.

1-DİNLEMEK:Gençlerle olumlu, yapıcı, destekleyici ilişkiler kurmak için onları gerçekten dinleyip-dinlemediğimizi kendimizi kendimize sorarak işe başlamamız gerekir.

2-CESARETLENDİRMEK: Çocuklarımızla yapacağımız yapıcı tartışmalar onların ufukların geliştireceği gibi, sağlıklı tartışma biçimlerini de öğrenmelerine yardımcı olacaktır. Onları soru sorma yönünde yüreklendirmek, yanıtları arama açısından da katkı sağlayacaktır.

3-AÇIK İLETİŞİM: Gençlerle iletişimde en olumlu iletişim türü “açık iletişim”dır.Açık iletişim; demokratiktir, yapıcıdır, esnektir, kendiliğinden gelişir, soruna yöneliktir ve diyaloga dayanır. Açık iletişim; kontrol edici, baskıcı, katı ve otoriter bir tutumu içermez.

4-BİLGİLENDİRMEK: Anne-babalar ile öğretmenlerin; gençler için belirsiz konularda bilgiler vermesi, onların sorularına cevap verip, merakını gidermesi açık iletişim yoluyla olur. Ergenlik dönemiyle ilgili değişmeler, üreme sistemi, adet dönemi, cinsel gelişme ve işlevler, cinsel tutum ve davranışlar öne çıkan temalardır. Sağlıklı cinsel gelişim bilgisinin kazandırılması, cinsel kimliğin oluşmasın da yardımcı olur.

5-ANLAMAK: Anne-babalar ile öğretmenlerin kendilerini gencin yerine koyarak, olaylara onu bakış açısıyla bakmaları, gencin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamalarıyla olanaklıdır. Yetişkinlerin; gencin açısından bakabilmesi, kendilerini gencin yerine koyabilmesi önemli bir yaklaşımdır,

6- DUYARLI OLMAK: Gençlerle kurulacak iletişimde onların temel gereksinimlerine yetişkinlerin duyarlı olması bir zorunluluktur. Anne-babalar ve öğretmenler ile gençler arasındaki görüşmelerde; gençlerin yeme, içme, bedensel gelişme ve büyüme gereksinimlerine, görüşme ortamının güvenliğine, karşılıklı ilgi, sevgi, saygı ve hoşgörüye; gencin ergenlik çağında kendi kendine saygı ve güven duymasına, kendini gerçekleştirmesine ve onurunu korumasına ve ergenlik çağında kendi gücünü göstermesine yardımcı olmaya özen göstermelidir.

7-ÖRNEK OLMAK: Ergenlik çağındaki gençlere kendini tanıma ve geliştirme olanağı etkili bir rehberlikle desteklenebilir. En etkili rehberlik yolu; davranışlarımızla örnek olmakla başlar. Rehberlik, genç için kendisini ve çevresini tanımasına yardım eden bir süreçtir.

8- SAYGILI OLMAK: Ergenlik sorunların yarattığı zorlamayı, gerilimi en aza indirmek için gençlerle birlikte sorunların irdelendiği ve üzerinde konuşulduğu bir iletişim olanağı yaratılmalıdır. Pek çok anne-baba ve öğretmen, çocuklarla yakın olduklarında otoritelerinin sarsılacağını ya da “yüz-göz” olacakları endişesini taşırlar. Oysa nesnel, korku ve endişelerden arınmış, saygılı, yalın bir yaklaşımla aktarılan bilgiler, çocukla aramızda daha sağlıklı bir ilişkinin kurulmasına yol açacaktır.